Geliyorum İşte - Engin NAMLI
30/6/2008 · Kategori: Edebiyat-Siir

Geliyorum İşte
Şükürler olsun bir müjde vereceğim
Gurbetten kalmadı artık çekeceğim
Seher yıldızıyla bekle sevdiceğim
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Şimdiden sendeyim karşındayım sanki
Ezelden böyleyim hiç sabrım yok inan ki
Heyecanıma dur demek öyle zor ki
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Gözlerinde damla yaş görmeyeceğim
Seni gülümseyen yüzle göreceğim.
Anlaştık değil mi mevsimsiz çiçeğim
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Ümitlerin bende,eksiksiz tastamam
Nasıl sevinçliyim bilsen anlatamam
İçim kıpır kıpır kendimi tutamam
Geliyorum işte yarın sabahleyin
İlk ışık vurmadan uyansın gözlerin
Hasretten ayrılık var sevin yar sevin
Bunca yıldan sonra beni göreceksin
Geliyorum işte yarın sabahleyin
22:49 02.12.2006
Engin NAMLI

Bir Mavi Aydınlık - Esra Özdemir
30/6/2008 · Kategori: Edebiyat-Siir
BİR MAVİ AYDINLIK
Yalnızlığa gömülü gecelerimde
Bir mavi aydınlık dolar içime
Karamsarlığa tutsak yüreğimde
Bir mavi hürriyet açar kapılarını...
Mavi hayaller süsler düşlerimi;
Gündüzler mavi, geceler mavi...
Ağaçlar, çiçekler, yosun ve yaprak
Yeşilin maviye dönüştüğü bir mavi...
Bir mavi ferahlık, uzun ve derin
Gökyüzü, yıldızlar, deniz ve gece...
Hâreler dalgalanır, med-cezir başlar
Yıldızlar kaynaşır yakamozlarla...
Sonsuz bir aydınlık, bir mavi umman...
Küçük bir yelken açılır ufuklara
Bizim kaptan, koyulur büyük umutlara
Umudu mavi, gözleri dalar aşklara...
Esra Özdemir

Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed - Yunus Emre
25/4/2008 · Kategori: Dini Siir Ve Ilahiler





























Şiiri Sesli Dinlemek İsterseniz Alttaki Linke Tıklayınız..
Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed - Yunus EMRE



















Canım kurban olsun senin yoluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
Şefâat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed












Mü’min olanların çoktur cefâsı,
Ahirette olur zevk-u sefâsı,
On sekiz bin âlemin Mustafâ’sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed












Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
Mi’râcda ümmetin Hak’dan dileyen,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed












Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
Anı seven günahlardan beridir,
On sekiz bin âlemin serveridir,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed












Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.









Yunus EMRE 









Acılar Denizi - Ümit Yaşar OĞUZCAN
25/4/2008 · Kategori: Umit Yasar Oguzcan Siirleri


İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana;herkes içime dökmüş artıklarını
Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...


Bu Eller Miydi? - Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
25/4/2008 · Kategori: Edebiyat-Siir


Bu eller miydi masallar arasından
Rüyalara uzattığım bu eller miydi.
Arzu dolu, yaşamak dolu,
Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

Bilyaların aydınlık dünyacıkları
Bu eller miydi hayatı o dünyaların.
Altın bir oyun gibi eserdi
Altın tüylerinden mevsimin rüzgarı.

Topraktan evler yapan bu eller miydi
Ki şimdi değmekte toprak olan evlere.
El işi vazifelerin önünde
Tırnaklarını yiyerek düşünmek ne iyiydi.

Kaybolmus o çizgilerden
Falcının saadet dedikleri.
O köylü çakısının kestiği yer
Söğüt dallarından düdük yaparken...

Bu eller miydi kesen mavi serçeyi
Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlık.
Yorganın altına saklanarak
Bu eller miydi sevmeyen geceyi.

Ayrılmış sevgili oyuncaklardan
Kırmış küçücük şişelerini.
Ve her şeyden ve her şeyden sonra
Bu eller miydi Allaha açılan !


Mevlid Kandili 19 Mart 2008 - Kandiliniz Mübarek Olsun
19/3/2008 · Kategori: Kandillerimiz
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.
O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.
Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.
O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:

Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih Namazıkılalım, bir de Hatm-i Enbiyâyapalım.
O'na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.
Unutmayalım...
Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...


Gel ey Can!
Gel ey Nur!
Hayatımıza gel, aşkımıza gel…
Kararmış dünyamıza gel…
Gel ki, aydınlansın her yer
Gel ki, çekip gitsin zulmet.
Gel ey Gül!..
Dikenliklerimize gel.
Gel ki, kurtulalım sivri dikenlerin istilâsından.
Gel ki, Güle yönelelim biz de.
Gel ey Gül!
Gel artık!..
Gönder Rabbim, Gülümüzü gönder bize…
Gül, Peygamberdir…
Gülün her yaprağı da bir Sahabe…
Gül, İslâm’dır…
Gül, huzur ve mutluluktur…
Gül kokusu, Peygamber kokusu, dokusu da sevgi ve muhabbettir…
İşte bütün bunlar, bir bütün olarak sadece ve sadece sensin yâ Rasûlallah!..
Öyleyse gel ey Gül!
Gel ey Can!
Gönder Rabbim, Gülümüzü gönder artık bize…
Gönder ki, kurtulalım sivri dikenlerin istilasından…
Gel artık, gel ve şefaat et ey Can!..
Ya Rasûlallah!
Bu gece peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) 'in Dünya'yı şereflendirdiği gecedir.
Ey Güllerin en Güzel kokulusu...
Ey Rabb-i Rahîmimiz..!
Efendimiz Aleyhisslâtu Vesselâm'ın Hürmetine;
Günahlarımızı Afv-ı Mağfiret Eyle..!
Dualarımızı Hayırlarla Makbul, Tevbelerimizi Kabul Eyle..!
Bizleri Efendimiz'in Ahlâkı ile Ahlâklandır..!Bizlere; Marifetullah, Muhabbetullah,
Muhabbet-i Resûlullah(Aleyhissalâtu Vesselâm),
İhsân Şuuru, Hizmet Şuuru, Sahabe Şuuru,
İhlâs-ı Etemm ve
İmanda Hakka'l Yakîne Erebilmeyi Nasip Eyle..
Beş Vakit Namaz Muhabbeti ihsân Eyle Bizlere..
Hayatlarımızı Efendimiz'in Hayatı ile Hayatlandır..!
Bize Onun(Aleyhissalâtu Vesselâm) Muhabbetini İhsân Buyur..!
Allahümme amin!







